RÖPORTAJ: Yalçın Sürgit

RÖPORTAJ: Yalçın Sürgit

Ahşabın hikayesini anlatan tasarımlar

Efsanevi tasarımcıların ve ustaların elinden çıkan mükemmel formlardan ilham alarak ürettiği mobilya tasarımlarıyla kendini eğiten bir usta olan Yalçın Sürgit ile iz bırakan tasarımlar ve ahşaba olan tutkusu hakkında konuştuk.

Yapım İrem Somer. Fotoğraflar Buğrahan Şirvancı. Maison Française Kasım 2013

Maison Française: Hikayeniz nasıl başladı? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yalçın Sürgit: 2002 yılında Beyoğlu Tünel’de teknik imalat bilgisi ve malzemeyi tanıma amacıyla kendi atölyemi kurdum. Ortaçağ marangozluk locasına göre 7 yıl çıraklık, 5 yıl da kalfalık süresinden sonra ustalık başlarmış. Ben de atölyemde geçirdiğim bu süreçten sonra ustalığa adımımı attım. Atölye ortamını, çeşitli dallardaki zanaatkârlarla tanışmayı ve işlerinin inceliklerini öğrenmeyi çok seviyorum. Bu sevgi bana mobilya tasarımlarının sırlarını da öğretti ve öğretmeye de devam ediyor.

MF: Ürünlerinizin tasarım ve üretim aşamasında nasıl bir yol izliyorsunuz?

Y. Sürgit: Hayal kurmak en uzun süreçtir benim için, daha sonrası ise kısa süreli ve kolay olur. Hayalimdeki 3 boyutlu ürün benim için bitmiş demektir. Daha sonra ise ürünün 1/1’ini 2 farklı açıdan çizerim. Her üretim parçasını atölye imalatına uygun 1/1’ini kalıplar, en son olarak da kendi atölyemde gerçek ölçekli modelin prova modelini yaparım. Tam ölçekli ürün üzerinde ise imalat süreci ve tekniği hakkında yardımcı ustalarımla birlikte çalışırız.

MF: Tasarladığınız ürünler arasında neler var?

Y. Sürgit: Masa, koltuk, sandalye, tabure, orta sehpa, yatak, ofis ve toplantı masaları kendi üretimim olan mobilya tasarımları arasında yer alan ürünlerden bazıları.

MF: Neden ahşap?

Y. Sürgit: Aslında birçok tasarımcının hayalidir ham ahşapla çalışmak ve ahşabı öğrenmek. Örneğin Stradivarius kemanlarının ahşabı günümüzde dahi öğrenme konusudur. Ham ahşabı, özellikle çalışmayı çok sevdiğim meşe ve cevizi mobilya tasarımında malzeme olarak denemek oldukça zor. İşte ben bu zor kısmını seviyorum. İstediğim form ve biçimleri masif ahşapla alabiliyorum. Sonuç ise tasarımlar yeniden doğan ve bizimle yaşayan ürünler olarak karşımıza çıkıyor. Bence ahşap malzeme, sonu gelmeyen bir öğretiye sahip.

MF: Tasarımlarınızda sizi yansıtan unsurlar neler?

Y. Sürgit: Mobilya tasarımında “az özdür”ü öğrenmeye çalışıyorum. Süslemeyi ve gereksiz ayrıntıları sevmiyorum. Abartısız ama teknik olarak zor ayrıntılar ilgimi çekiyor ve benim tarzımı daha iyi yansıtıyor.

MF: Gelecek projeleriniz arasında neler var?

Y. Sürgit: Satış dışı tutmak istediğim benim için önemli olan öncü tasarımcıların ve ustaların unutulmuş ya da kayıp 50 adetle sınırlı mobilya tasarımları var. Bu ürünler arasında yer alan sandalye, masa, yatak ve tekli koltukları atölyemde tekrardan üretmek gelecekteki projelerim arasında yer alıyor. O dönemin en yetkin zanaatkârları ile giriştikleri süreci kendi adıma tekrardan yaşamak istiyorum.

MF: Bugüne kadar ürünlerinizin belli bir noktadan satışı olmadığını biliyoruz? Bundan sonraki süreçte ürünlerinize nasıl ulaşacağız?

Y. Sürgit: Kategorilerine göre internet üzerinden ürünlerimin satışı olacak. İstenilen ölçüde, farklı renk ve ahşap malzemelerde, özellikle cila ya da yağ seçeneklerine göre sipariş verilerek bu ürünler atölyemden teslim alınabilecek.

www.yalcinsurgit.com

Paylaşmak ister misin?