Yaz temalı amblem yarışması birincisi: Hayat Aslı Bilgin

Markalarla yaratıcı beyinleri bir araya getiren wropen.com aracılığıyla Haziran ayı içinde düzenlediğimiz Maison Française Yaz Temalı Amblem Tasarımı Yarışmamızın birincisi Hayat Aslı Bilgin, hayallerine sarılmanın, hayalleri için yaşamanın naçizane ödülü olarak bu ay Maison Française’in konuğu… 

Seramik-cam sanatçısı, matematikçi, kimyager, fotoğrafçı, şiir delisi, edebiyat aşığı, filozof, anne ve tasarımcı… Haydarpaşa Teknik Lisesi Elektrik Bölümü’nden mezun… Yani aynı zamanda elektrik teknisyeni… Bütün bu özelliklerinin yanında o, çok sıkı bir Maison Française takipçisi… Dergimizin Türkiye’deki 15 yıllık macerasında hep yanımızda olmuş, hep bu derginin bir parçası olma hayali kurmuş, bu hayalinden hiç vazgeçmemiş.

Maison Française: Hayat, hayata nerede nasıl başladı?

Hayat Aslı Bilgin: 1977 yılında İstanbul’da doğdum. Marmara Üniversitesi Seramik ve Cam Bölümü Mezunuyum. Daha sonra aynı üniversitede Resim Ana Sanat Dalı’nda Yüksek Lisans derecemi aldım. Okuldan bir sanatçı adayı olarak çıktım. Seramik beni tam anlamıyla anlatan bir sanat… Fakat tasarımın iç dinamikleri çok ilgimi çekti ve kendimi bu alanda da eğittim.

MF: Teknik lise mezunu olarak sanat okumak size neler kazandırdı?

HAB: Matematik ve kimya bilgim ve yeni malzemelere olan merakım sayesinde seramiğin evrensel altyapısını keşfeden sınıftaki ilk öğrenci oldum. Bunun yanında örneğin okulda torna bozulduğunda ben tamir ediyordum, tüm teknik sınavlarda arkadaşlarımı çalıştırıyordum.

MF: Peki bu günlük hayata nasıl yansıyor?

HAB: Mesela, ütü bozulur tamir ederim, elektronik devreler yaparım. Bir fare kaçırıcı için elektronik devreler yaptığım sırada kimyasal reaksiyon yüzünden evde yangın çıktı zannettiler. Bu deneyler sayesinde tasarımı içerden keşfetme olanağı buldum.

MF: İnatçılık ve tuttuğunu koparmak sizin yaşam şekliniz sanki…

HAB: Aslında içgüdüleriyle hareket eden birisiyim. İçgüdülerim bana hâkim olduğu anlarda çok inatçı bir insan oluyorum. Elektrik okumak için çok inat ettim ve yararını hep gördüm. Sanat okumak için okulun koridorlarında yattım. Bu yarışmayı kazanmayı da kafama koymuştum.

MF: Son dönemde tasarımla ilgili en çok ilginizi çeken şey?

HAB: Kâğıt, en sevdiğim malzeme… En başından beri hayatımda hep kâğıt vardı. Kalem, kâğıt ve dergileriyle mutlu bir çocuktum. Genel olarak tasarım yaparken, sanat yaparken, takı tasarlarken ürün beynimde bitmiş şekilde canlanıyor. Elin hızlı derler, aslında beynim hızlı işliyor. Elim bazen yavaş kalıyor bana göre.

www.hayataslibilgin.com

 

Paylaşmak ister misin?